arşiv

1, 2009 için arşiv

‘Câmianın simge adamı’nı saygı ve hasretle anacağız

Çarşamba, 20 May 2009 admin yorum yok

23 Mayıs Cumartesi günü, yani bu hafta sonunda İstanbul-Beyoğlu’nda çok önemli bir anma programı var. “İslâmî hareket”in Türk medyasındaki simgeleşmiş kişiliklerinden biri olan, 2007 yılı Haziran ayında Hakk’a uğurladığımız Yeni Şafak gazetesi editörü, yazar ve yayıncı Nusret Özcan’ı yâdedeceğiz.

Aramızdaki sevgi bağını ve sarsılmaz dostluğu bilenler, onun genç yaştaki vefâtından bu yana kendimi bu âlemde nasıl yalnız, nasıl sahipsiz hissettiğimi de çok iyi biliyorlar. O yüzdendir ki geçen ay İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Dairesi’ndan bazı yetkililer arayıp, “Nusret Özcan’ı anmak üzere bir toplantı düzenliyoruz. Bu etkinliğe katılmayı arzu eder miydiniz?” diye sorduklarında “Katılmak ne kelime” diye cevap verdim, “Nusret ağabeyime adanmış böyle bir toplantıyı asıl bana haber vermeseydiniz gücenirdim!”

Ölümünden bir-iki saat kadar önce, ardı ardına gelen kalp krizleriyle boğuşurken sevgili oğulcağızının kulağına “Ali Murat ağabeyini ara ve ona ‘Nusret’in durumu iyi değil’ de, o durumu anlar” diye fısıldaması; delikanlının beni arayıp bu cümleyi aktarması ve İstanbul’un üzerine günün ilk ışıkları doğarken güç bela ulaştığım hastanede tam da o dakika genç bir doktorun ameliyathaneden çıkıp, “Elimizden gelen her şeyi yaptık, ancak maalesef kaybettik” demesi; hatırladıkça burnumun direğini sızlatıp dişlerimi kırarcasına sıkmama neden olan acı bir günün hatıraları arasındadır. devamını oku…

Categories: Sinema Tags:

Devir değişti artık gitmelisin, bye bye sana “Allah’a Ismarlamadık”

Çarşamba, 20 May 2009 admin yorum yok

Dilimizden, o güzel kelimelerle bezeli o naif cümleleri uğurlamaya başlayalı hayli uzun bir zaman oldu.

Evet popüler kültür çok acımasız, sahip çıkılamayan değerleri birer birer yerinden söküp götürmeye gücü fazlasıyla yetecek bir kuvvet..

Çok sağlam kültürlerin surlarında bile gedikler açabilen bu kuvvet, bizim gibi o kara at gözlükleriyle geçmişine burun kıvırmaktan öteye gidemeyen toplumların gözünün yaşına hiç bakmıyor.

Bu yazıyı yazmaya beni iten, son günlerde itibarını gittikçe artırarak dillere pelesenk olmayı başaran “bye bye” denen şu soğuk cümle..

Ne anlama geldigini bile tam olarak bilmediğimiz bu kelime almış başını gidiyor..

Öncelelerde kendini entellektüel zanneden bir kısım zevat ve dokunsak kırılacakk o cıtır! kızlarımız tatafından kullanılan bu kelime şimdilerde yeni nesil gençliğin ağzında sakız misali tüketiliyor.. devamını oku…

Categories: Makale, Sinema Tags:

İmkansızlığın filmi Cannes’da

Çarşamba, 20 May 2009 admin yorum yok
Milyon dolarlık bütçeli filmlerin yarnıştığı Cannes’da bir de Türk öğrencinin filmi yer alıyor.Dünyanın en önemli film festivalleri arasında yer alan ve milyon dolarlık bütçeli filmlerin yarıştığı Cannes Film Festivali’nde bu yıl, bir Türk öğrencinin çektiği “Bir Kaplumbağa ile Tavşanın
Hikayesi” adlı kısa film de gösterime sunulacak.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-Tv Bölümü 4. sınıf öğrencisi Abdulbaki Yavuz’un, senaryosunu yazıp, yönettiği kısa metrajlı film, yarın başlayacak olan Cannes Film Festivali’nin “Short Film Corner” bölümünde izlettirilecek.Film, ayrıca yapımcılar ve kısa film koleksiyoncuları için festival tarafından satışa çıkarılacak. Yavuz, filmde, masallarda anlatılan kaplumbağa ve tavşan arasındaki yarışı kaplumbağanın gözünden hayata uyarlayıp, daha modern şekilde anlatmaya çalıştığını söyledi.
Modern yaşam ile doğal yaşamın meteforik olarak karşılaştırıldığı filminin Cannes haricinde, yurt içi ve yurt dışında birçok festivale kabul edildiğini belirten Yavuz, “Geçen yaz Çanakkale ve İstanbul’da, büyük maddi zorluklarla çekilen filmin en önemli özelliği, imkansızlıkların sadece kamera arkasında kalmasıdır. Filmi izlediğimizde büyük bütçelerle çekilmiş bir film zannediyoruz. Bunun nedeni ise çalışan insanların özverisidir. Filmde emeği geçen Müşfik Kenter, Sait Genay, Emre Şan ve Mert Oktan’a çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Abdulbaki Yavuz, filmini büyük zorluklar içinde yaklaşık 4 bin TL’lik bir bütçeyle çektiğini, ekonomik krizin henüz öğrenci olması nedeniyle kendisini çok daha fazla etkilediğini ifade ederek, projeleri için destek aradığını kaydetti.

Mevlana felsefesi Cannes’a taşındı

Çarşamba, 20 May 2009 admin yorum yok

Genç Türk yönetmen Damlasu Temizel, bu yılki 62. Cannes Film Festivali’nin, ”kısa metrajlı filmler köşesine”, ”Ney Der Ki” isimli filmiyle katılıyor.

İtalya’nın Perugia Üniversitesindeki eğitimi sırasında aldığı İtalyan sinema tarihi ve oyunculuk dersleriyle sinemaya merak saran 27 yaşındaki genç yönetmen, ilk defa çektiği kısa metrajlı filmde, Hz. Mevlana’nın evrensel felsefesini temel alıyor.

Filmde, ”ruhun olgunlaşma sürecinde hep öze dönüş, yaşlı bir kadının gözünden, bu felsefeye olan değişik yaşlardaki yolculuklarının yansımaları” anlatılıyor.

Kısa filmin bir bölümü İstanbul’da, diğer bölümü ise Konya Mevlana Müzesi’nde geçiyor.

Filmiyle ilgili olarak konuşan Temizel, Cannes’a ilk kez geçen yılki festivali izlemek için geldiğini belirterek, ilk kısa filminin, bu yılki festivalde gösterilecek olmasından çok memnun olduğunu ve gurur duyduğunu söyledi. devamını oku…

Categories: Sinema Tags:

Where No Star Trek Has Gone Before

Cuma, 15 May 2009 admin yorum yok

Read how ILM was tasked with putting Star Trek on vfx steroids for J.J. Abrams’ bold re-imagining.

J.J. Abrams admits that he’s not a Trekkie — the original Star Trek series and movies were never quite convincing enough for him as space adventures, and he never quite got the cultural vibe either. But, ultimately, he couldn’t resist the opportunity to turn the franchise on its head with more action, zip and scope. In other words, he’s put Star Trek on steroids to tell this origin story about how Kirk (Chris Pine), Spock (Zachary Quinto), McCoy (Karl Urban) and the rest of the beloved crew of the Enterprise meet and form the connective tissue of this Utopian phenomenon.

“What I thought was ingenious about our story was its own parallel universe,” Abrams suggests. “It was all about treating it with believability… with reality… [And] it had to work at a higher resolution, not just because of IMAX but [also] because the audience is very sophisticated now and it had to work on a level they didn’t have to worry about in ‘66.” devamını oku…

Categories: Animasyon, cinema Tags: ,

‘Kelebek’ etkisi, neyin özentisi?

Cuma, 15 May 2009 admin yorum yok

İslami kaygılar taşıyan bir film, hangi vicdanla Batı jargonunu kullanarak rahatça terörist deyip, -açık kızlar, küpeli erkekler örneğinde olduğu gibi- oryantalist bir bakış sergileyebilir? Ve çok garip bir nokta daha var ki; El Kaide’ye rakip olarak Mevlevilik-Sufilik neden alternatif olarak gösteriliyor?

Dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir yaprağı kımıldatan rüzgarın, yeryüzünün bir diğer ucundaki fırtınanın müsebbibi olması gibi; gezegenimizin, hatta alemimizin nokta nispetinde anında bir mazlum ahı arşa yükseliyorsa, bunda benim de dahlim vardır. Alem bende, ben alemdeyim zira. Müslümanlar kardeştir, bütündür, yekvücuttur ve tek bedendir. O halde birbirimizden sorumluyuz.

‘Kelebek etkisi’, bu sorumluluğun modern lisanla ifade edilmiş hali oluyor. Bir kelebeğin kanat çırpışı, dünyanın bir diğer ucundaki fırtınanın başlangıç noktasıdır. Yaptığınız hiçbir şey boşuna değil, gereksiz değil, hedefsiz olamaz ve gayeye mutlaka katkı sağlar. devamını oku…

Categories: Kritik, Sinema Tags:

Nokta

Perşembe, 14 May 2009 admin yorum yok

Tür : Dram

Gösterim Tarihi : 8 Mayıs 2009

Yönetmen : Derviş Zaim

Senaryo : Derviş Zaim

Görüntü Yönetmeni : Ercan Yılmaz

Müzik : Mazlum Çimen

Yapım : 2008, Türkiye

Oyuncular : Mehmet Ali Nuroğlu (Ahmet), Serhat Kılıç, Settar Tanrıöğen, Şener Kökkaya, Mustafa Uzunyılmaz, Nadi Güler, Numan Acar, Bayazıt Gülercan, Begüm Birgören, Cem Aksakal ve Hikmet Karagöz devamını oku…

Categories: Sinemalarda Tags:

Ne kadar samimi ?

Perşembe, 14 May 2009 admin yorum yok
Aldatıcılar sizi Allah ile aldatmasın ana fikirli ile gerçekten hasasas ve bir o kadar önemli konuya parmak basmaya çalışan girdap’ın ne yazıkki ele aldığı bu konuda bu kadar hassas olmadığını görüyoruz. Temeli hoş görü ve kul hakkına dayanan bir dinin bu önemli özelliğini hiç vurgulamadan geçiştirmek bu kanıya varamamızdaki en temel neden.

İslamiyet gibi en hümanist dinin bile, nasıl yanlış yönlendirmeler sonucu bir insanı teroriste dönüştürebileceğini filmimiz gözler önüne serebilecekken suya sabuna dokunmadan aradan sıyrılmayı başarıyor..

İllaki senarist mesaj kaygısı gütmelimi diye düşünebilirsiniz bu noktada (bu tür hassas bir konuda size her ne kadar katılmasamda) İnkilap öğretmeninin her fırsatta altını çize çize verdiği mesajlar olmasa senearistimizin düşüncesin ‘mesaj kaygısı’ gütmeden sade bir film yapmak olduğunu bizde düşünebilirdik. Kısaca film vermek istediği mesajı gayet başarılı bir şekilde vermeyi başarıyor.. devamını oku…

Categories: Kritik Tags:

Türk sinema tarihinin en cesur denemelerinden biri

Perşembe, 14 May 2009 admin yorum yok

‘Yeni Türk Sineması’ hareketinin önde gelen temsilcilerinden Derviş Zaim, filmografisinin altıncı durağı ‘Nokta’da yaklaşık 80 dakikalık karmaşık bir öyküyü ‘tek plan’da anlattığı zorlu bir görsel deneye girişirken, ulusal sinemamızın tarihindeki biçimsel arayışlara da Metin Erksan’dan bu yana en çarpıcı katkıyı yapıyor.

NOKTA

Yapım Yılı ve Ülkesi: 2008, Türkiye yapımı
Türü ve Süresi: Drama / 78 Dakika
Yönetmen: Derviş Zaim
Senarist: Derviş Zaim
Görüntü Yönetmeni: Ercan Yılmaz
Özgün Müzik Bestecisi: Mazlum Çimen
Sanat Yönetmeni: Natali Yeres
Oyuncular: Mehmet Ali Nuroğlu (Ahmet), Serhat Kılıç, Settar Tanrıöğen, Şener Kökkaya, Mustafa Uzunyılmaz, Nadi Güler, Numan Acar, Bayazıt Gülercan, Begüm Birgören, Cem Aksakal ve Hikmet Karagöz
Yapımcı Şirketler: Maraton Film-Sarmaşık Sanatlar ortaklığında
Dağıtıcı Şirket: Tiglon Film
İçerik Uyarıları: İçerdiği şiddet sahnelerinden dolayı, 13 yaşın altındaki izleyiciler için uygun değildir.
Resmî İnternet Sitesi ve Fragmanı: www.dotthemovie.net
Yıldız Puanı: * * * ½

Ahmet, yakın bir arkadaşının ön ayak olmasıyla, tarihî değeri yüksek, el yazması bir Kur’an-ı Kerim’in çalınması olayına bulaşır. Ancak, ardarda bir dizi insanın ölümüne yol açan bu sevimsiz olay, kahramanımızı da kısa sürede hiç istemediği bir noktaya doğru sürükleyecektir. devamını oku…

Categories: Kritik, Sinema Tags:

Sinemalife dan terapi gibi sayı

Perşembe, 07 May 2009 admin yorum yok

“Türkiye’nin İlk Online Sinema Dergisi” Sinemalife.com, Mayıs sayısında her geçen ay daha da yenilenen zengin içeriğiyle okur karşısına çıktı. Bu ay gösterime girecek ‘Nokta’ filmini kapağına taşıyan Sinemalife’da ayrıca filmin yönetmeni Derviş Zaim ile keyifle okuyacağınızı umduğumuz bir söyleşi de yer alıyor. Bunun yanında ABD ve Avrupa’da oldukça yaygın olan sinema terapisine de önemli bir parantez açan Sinemalife, Fransa’da yaşayan Psikopatalog Deniz Keziban Çakıcı ile terapi gibi röportaj gerçekleştirdi. Ayrıca Hollywood’un muhalif oyuncusu, Sean Pean ve küçük yaştan itibaren oyunculuğunu yakından tanıdığımız Dokato Fenning ‘zoom’ sayfalarında sizleri bekliyor olacak. Bu iki önemli söyleşinin yanında, Film doktoru ve Göz(e)kondu, To be Continued, Analiz, Sineretro ve Büyüteç köşeleri ile sinema önü tercihlerinizi belirleyebileceksiniz. İlgiyle takip edilen Blu-Ray köşemiz de her zamanki gibi meraklısının dikkatini çekecek. devamını oku…

Categories: Haber, Sinema Tags: