ana sayfa > Kritik, Sinema > Süt beyazı doğallık

Süt beyazı doğallık

Cumartesi, 04 Tem 2009 admin yorum ekle yorumlara git

Öncelikle yumurta , süt gibi filmler her seyirciyi hitap etmeyip sabır gerektiren filmler…

Tabi buradaki sabır ifadesi olumsuz bir nitelendirme olarak algınamasın. Kastettiğim sadece pop korn niteliğindeki filmlere alışkın bünyeler için çok ağır ilerleyen, hayatın içinden daha doğal ve sanatsal bir film tarzı olması sadece..

Bu tarzın en iyi örneklerinden bir tanesı olan “Yumurta”‘da bir arayış-sorgulama süreci içerisinde olduğunu gördüğümüz Semih Kaplanoğ’lu “Süt” ile bu işi bir adım daha ileriye götürmeyi başararak çok daha derin bir film çıkarmayı başarmış.

Süt ve yılan meteforlarını çok yerinde kullanan yönetmen, siyah ve beyaz gibi aslında birbirinden çok farklı fakat birbirine bağımlı bu iki kavram ilişkisini, o kadar yalın o kadar doğal bir yolla anlatmışki, filmin temel konularından biri olan şiir gibi, şiir tadında seyirciye bunu aktarabilmiş.

Semihoğlu’nun bu filminde biraz daha önce çıkan diğer bir yanı ise, keskin betimlemelere başvurmadan konuyu aktarması. Yusuf’un annesi ile olan ilişkisinden tutun öğretmeni ile olan ilişkisinde, hatta bir süpriz niteliğindeki kitapcıda tanıştığı aslında çok daha sonraki yaşlarda tanışacağı (Yumurta’da) Saadet Işıl Aksoy’la olan ilişkisinde bunu görüyoruz. Aradaki bu boşlukları seyirciye bırakarak seyirciyi biraz zorlayarakta olsa daha fazla olaya dahil etmek veya aradaki bu boşlukların her pencereden bakıldığında farklı doldurulabilir olması gibi nedenlerden ötürü zekice tercih edilmiş bir yöntem olabilir bu belkide…

Sonuç olarak Semih Kaplanoğ’lu sakin ve sağlam adımlarla anlatmak istediklerini anlatmaya devam edecek gibi gözüküyor. Bu noktadan bizde kendisini zevkle takip etmeyi umit ediyoruz…

Aslan Güler
[email protected] Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
kaynak: ikinciperde.com

Categories: Kritik, Sinema Tags:
  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok